Op. Dr. Ayşe Gül Bayazıt

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Bilimsel, şeffaf ve hasta odaklı yaklaşım

Op. Dr. Ayşe Gül BAYAZIT, Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, Mersin Üniversitesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ihtisasını tamamlamıştır. Farklı sağlık kurumlarında edindiği deneyimin ardından Mersin’de kurduğu kliniğinde, uzman ekibiyle birlikte her hastaya özel tedavi süreci planlanmaktadır. Özellikle lenfödem, lipödem, varis ve derin ven trombozu alanlarında hasta güvenliği, konforu ve memnuniyetini ön planda tutan bir yaklaşımla hizmet sunmaktadır.

Varis

Varis, toplardamarların yapısal olarak genişlemesi, uzaması ve cilt yüzeyinden belirgin hâle gelmesiyle ortaya çıkan dolaşım sistemi problemidir.

Derin Ven Trombozu

Derin ven trombozu, genellikle bacaklardaki derin toplardamarlarda kan pıhtısı oluşmasıyla ortaya çıkan ciddi bir dolaşım problemidir.

Lenfödem

Lenfödem, lenf sisteminin görevini yeterince yerine getirememesi sonucu lenf sıvısının dokular arasında birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir lenfatik sistem dolaşım bozukluğudur.

Lipödem

Lipödem, yağ dokusunun anormal ve simetrik şekilde artmasıyla karakterize, kronik ve ilerleyici bir hastalıktır.

Bizi Takip Edin

Sıkça Sorulan Sorular

Lipödem, yağ dokusunun simetrik ve orantısız şekilde artmasıyla ortaya çıkar. Lenfödem ise lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucu oluşur. Lenfödemde temel sorun yağ dokusu değil, lenf dolaşımındaki bozulmadır. Lipödemdeki şişlikler, el ve ayak bileğinde sonlanır. Lenfödemdeki şişlikler, el ve ayakta da görülür.

Hastalığın en dikkat çekici özelliklerinden biri, kilo verme çabalarına rağmen alt vücut bölgesindeki yağlanmanın belirgin şekilde azalmamasıdır. Kişi kilo verdiğinde üst beden incelirken, kalça ve bacak bölgesindeki hacim korunabilir.

Tedavinin temelini konservatif yöntemler oluşturur. Manuel lenf drenajı, bandajlama veya özel basınç giysileri, uygun egzersizler ve cilt bakımı tedavi sürecinin temel unsurlarıdır.

Lenfödem tedavisi, hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasını değil, şişliğin kontrol altına alınmasını, ilerlemenin yavaşlatılmasını ve yaşam kalitesinin artırılmasını hedefler.

En yaygın belirti tek taraflı bacak şişliğidir. Bacakta ağrı, ısı artışı, ciltte kızarıklık, dolgunluk ve gerginlik hissi de görülebilir.

Yaşam tarzı düzenlemeleri ve varis çorabı kullanımı, girişimsel tedavi sonrasında da sürdürülebilir. Bu bütüncül yaklaşım, varisin tekrarlama riskini azaltmayı ve uzun vadeli rahatlama sağlamayı amaçlar.

Girişimsel tedaviler daha ileri düzeydeki varis vakalarında gündeme gelebilir; ancak her varis hastası için bu yöntemler gerekli değildir. Tedavi, varisin derecesi ve kişinin şikâyetleri dikkate alınarak kişiye özel planlanır.